|
|
 |
Okunma |
|
356
|
MUHAMMED’ÜL-EMİN Hz Muhammed’e (S.A.V) Övgü Dolu Şiirler NAAT Saygıdeğer Okuyucu, Hz.Muhammed'i (sav) Anarken, Okurken, Düşünürken, Zikrederken, "Salavat'i Şerif" Getirmeyi unutmayınız..
<-------- Sallallahu hi Vessellem: "Kim bana bir salât getirirse, Allah ona bununla on salât getirir." buyurmuştur. (Müslim: 1/228)
Sallallahu Aleyhi Vessellem: "Kabrimi bayram yerine çevirmeyin. Bana salât getirin. Getirdiğiniz salât nerede olursanız olun bana ulaşır." (Ebu Davud: 2/218) ------------------->
Salavat-ı Şerif Bilmeyenler için : <----------"Allahumme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed "
Diğer Bir Salâvat;
"Allahumme salli âlâ seyyidina Muhammedi-ninnebiyyi ümmiyyi ve ala alihi ve sahbihi ve sellim." -------->
Allahın Rahmeti Ve Bereketi Üzerinize Olsun.. Bismillahirrahmanirrahim
AİLE BİREYİNE-HZ. PEYGAMBERİM GERÇEKTEN DEĞER VERDİ-O’DUR BENİM REHBERİM
O yaratılışının-en ince duygusuyla Bezenmiştir biliniz-çok seviliyor hâlâ Aile fertlerine-nasıl davranmasını Emir tavsiye etti-(seviyordu her canı) Aile bireyine-Hz. Peygamberim Gerçekten değer verdi-O’dur Benim Rehberim Müminlerin imanca-en mükemmeli olan Yumuşak davranandı-(bilinir ayan beyan) Bütün insan soyuna-küçük ve büyüklere Merhametle doluydu-katlanırdı yüklere Aile bireyine-Hz. Peygamberim Gerçekten değer verdi-O’dur Benim Rehberim Peygamberin sevgisi-öyle güçlü güzeldi Darda kim kaldı ise-ona uzanan eldi Kendi himayesinde-büyüyen kimselere Şefkatli davranmıştır-“Selam O Eşsiz Ere” Aile bireyine-Hz. Peygamberim Gerçekten değer verdi-O’dur Benim Rehberim Hareket davranışı-bir babanın şefkati Gerçekten de farksızdı-yok ederdi illeti Anne ve babalara-derdi iyi davranın Terbiye et diyordu-hem bugün hem de yarın Aile bireyine-Hz. Peygamberim Gerçekten değer verdi-O’dur Benim Rehberim Annesini küçükken- Muhammed kaybetmişti Hasretle arar idi-can bırakıp gitmişti Özel ilgi gösterdi-sütannesi Halime Bir kusur göstermedi-anlattı lime lime Aile bireyine-Hz. Peygamberim Gerçekten değer verdi-O’dur Benim Rehberim Canları kucaklayan-saygı ile huzuru İnsanlara vermiştir-ifade değil kuru Bir medeniyet ruhu-getirdi cemiyete Söylüyor Hasan Sancak-sahip çıktı devlete Aile bireyine-Hz. Peygamberim Gerçekten değer verdi-O’dur Benim Rehberim
BİZİM PEYGAMBERİMİZ-ANLAYIŞLI BİRİYDİ SÖZ DAVRANIŞ İLMİYLE-HEM AKILLI DİRİYDİ
O yaratılmışların-müminin şereflisi Anlayış sahibiydi-yükseldi canın sesi Konuşmaya başlarsa-dinletirdi sözünü İnsana değer verir-kaybetmedi özünü Bizim Peygamberimiz-anlayışlı biriydi Söz davranış ilmiyle-hem akıllı diriydi Sade ve net konuşur-dönmezdi arkasını Biliniz çok severdi-değer verdiği canı Kalbi şefkat doluydu-tatlı çıkardı sesi Geçimli biri idi-ruha verirdi besi Bizim Peygamberimiz-anlayışlı biriydi Söz davranış ilmiyle-hem akıllı diriydi O’nunla konuşanlar-sevgisini duyardı Yürekten sevgi duyup-iyilikle sayardı Mütevazı bir tutum-kibardı davranışı Söylediği dinlenir-ruha yapardı aşı Bizim Peygamberimiz-anlayışlı biriydi Söz davranış ilmiyle-hem akıllı diriydi İyi hayatı vardı-düşküne ve fakire Daim yardım yapardı-peşi sıra ha bire “Şu Uhut Dağı kadar-benim altınım olsa Borç olanı müstesna-verir kapılmam hırsa” Bizim Peygamberimiz-anlayışlı biriydi Söz davranış ilmiyle-hem akıllı diriydi Malını biriktirip-yığmamıştır etrafa İnsana değer vermiş-davet etmiştir safa Yerle bir edilmiştir-maddeye kul kölelik İman ile coşmuştur-kol vücut beyin ilik Bizim Peygamberimiz-anlayışlı biriydi Söz davranış ilmiyle-hem akıllı diriydi İnsani ölçüleri-evrensel bir anlayış Hedefine ulaştı-duyulurdu çınlayış İslâm Dinine göre-insanları öldürmek Hasan Sancak söylüyor-tutuşmamalı etek Bizim Peygamberimiz-anlayışlı biriydi Söz davranış ilmiyle-hem akıllı diriydi
Yaaa Muhammed'm
Aşkına aşıklığım, tarihsel ibadetim, Biricik aşkım sensin benim ya Muhammet’im. Nurun yüreğime akar, kaynar gönül şerbetim, Biricik aşkım sensin benim ya Muhammet’im.
Her nefeste seni anarım aşk diye diye, İnsanlığa vasıtandır en değerli hediye. Yaratanın kelamı sende dönüşmüş öze, Arif olanı yaşıyor gerek yok başka söze.
Her ne yana yönelsem seni arar gözlerim, Söylediğim her sözde diliyor seni dilim, Açılıyor Rabbime dualarla ellerim, Seni görür, seni söyler, seni isterim.
Zeliha Gökkan ALLAH RESULÜ YA MUHAMMED (S.A.V.)
İNSANLARA KURAN-I KERİMİ ÖĞRETEN İNSANLARA HAKKI DİNİ ÖĞRETEN İNSANLARA SEVGİYİ ÖĞRETEN ALLAH RESULÜ YA MUHAMMSD (S.A.V.) Peygamberlik zincirinin son halkası En güzel örnek, sevgi,rahmet deryası
Yoksulların çaresi,yetimlerin babası Gül yüzlü,güzel sölü Peygamberim
Alemlere rahmet olarak gönderilsin Merhamet ve sevgi çelyanı sensin peygamberim, Selam Olsun Sana Ya muhammed Mustafa Gelişini haber verdi Nebîler, Son dönemde gelir Ahmed dediler, Melekler yoluna güller serdiler, Selam sana ya Muhammed Mustafa, Nûr-ı çeşmin gönüllerde zevk sefa.
İsrafil ninniler söyledi cana, Çocuklukta özlem duydun babana, Anam babam feda olsunlar sana, Selam sana ya Muhammed Mustafa, Ruhu nakşın gönüllere pür şifa.
Gençliğinde cesur, mert bir civandın, Doğruluğa ta yürekten inandın, Muhammedü’l-emin unvanı aldın, Selam sana ya Muhammed Mustafa, Cemâlin benzerdi hüsn-ü Yusuf’a.
Ceddin İbrahim’in Hanif dininde, Bazen tüccar oldun Kenan ilinde, Yalan yanlış yoktu senin dilinde, Selam sana ya Muhammed Mustafa, Meleklerde olmaz sendeki vefa.
Mirâcına şahit oldu âlemler, Sevenler müjdeli haberi bekler, Firâkından yandı bütün felekler, Selam sana ya Muhammed Mustafa, Gelmek istiyorum senin tarafa.
Ağzında dualar, gözlerin yaşlı, Çocukla çocuktun, yaşlıyla yaşlı, Oldukça vakurdun, hep ağır başlı, Selam sana ya Muhammed Mustafa, Şöhretin yazıldı nurlu Mushaf’a.
Konuşurken sesin gayet sakindi, Bakışın kararlı, gözler emindi, Firdevs dedikleri Cennet tenindi, Selam sana ya Muhammed Mustafa, Allah remzeyledi mim-i hurûfa.
Tenin gül kokardı, nefesin reyhan, Dünyada sultandın, ukbada sultan, Seni görmek ister bu fakir her an Selam sana ya Muhammed Mustafa, Şefâatin göster koyma A’râfa.
Ahlâkın Kuran’dı âdabın Furkân, Ashâbın ışıktı, Ehl-i beyt nurdan, Resul ayrılamaz çâr-ı yarından, Selam sana ya Muhammed Mustafa, Ehl-i Beyte canlar feda bin defa!
Şah Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin, Sevdam Zeynep ile Zeynel Abidin, Sensin kıblem, sensin Kevser, sensin din! Selam sana ya Muhammed Mustafa, Her zerrene Halit feda bin defa.
Halit ÖZDÜZEN
Bu resım kucultulmustur.Gercek boyuta donmek ıcın tıklayın.Orjınal boyut 730x620
 <-----------------Hz.Muhammed( Sav)-------------------->
Bir peygamber; Cihan onun uğruna, Bir sevgili; Mahlukat-i can onun uğruna!
Tüm dünyaya doğar; Umut gibi, Mazlumun karşısında doğar; Geçilmeyen bir hudut gibi!
Bir armağandır, Yaradandan. Bir çiçektir, Baharın bağrından!
Akti çölün ortasına; Irmak gibi, Yayıldı dünya etrafına; Mızrak gibi!
Bir selale gibi, Nil'den Tibet'e, Kırım'dan Yemen'e, Kurtuluş çiçeklerini serpti!
Ümmetine nimet gibi, Yüreklere umut gibi, Ümmeti olmayana merhamet gibi, Yoldan gitmek için kanıt gibi, Hz.Muhammed!
Bu resım kucultulmustur.Gercek boyuta donmek ıcın tıklayın.Orjınal boyut 730x620 Hz. MUHAMMED ( S.a.v.) - 2
H ani sana eziyet edenler, büyücüdür diyenler var ya, Z alimlerin efendisidir onlar, sen ise dertlere deva
M ekke görmedi daha önce senin gibi bir nur, U hud duymadı senin gibi başka cesur H amd olsun alemlerin Rabbine ki ku ona mecbur A llah azze ve celle kulu üstüne memur M edine şereflendi seninle, yaşadı vakt-i saadeti M üslümanlık geride bıraktı seninle cehaleti E hli İslam nurlandı, senin adınla buldu bereketi D ünyalar güzeli, alemlerin Resulü, ümmetin peygamberi
S eviyorum seni, canım yoluna feda olsun A rtık dünya rezil oldu cennet bizim olsun V e selat ile selam senin üstüne olsun.
Bu resım kucultulmustur.Gercek boyuta donmek ıcın tıklayın.Orjınal boyut 730x620
Hz. Muhammed’ e (S.a.v.)
anlamı yoktu yeryüzünün sen doğmadan bir avuç topraktı sebebi yoktu kalbimin sen dokunmadan orda mevsim kıştı ey canına canlar kurban Sevgili, Habibler Habibi… zapt ediyor ümmetini ahir zamanın Ebu Lehebi…
ben ki seni düşünüyorum, Bedir yollarındasın, inançtasın, zafer senin zaferin Bedrin Aslanlarıyla muzaffersin, sana mallar emanet, canlar emanet, imanlar emanet, neden olmasın ki Peygamberim, sen Muhammed-ül Emin’ sin.
ben ki seni düşünüyorum, sen Uhud’ da savaştasın, sana kalkan eller kırılmadı mı? dikensiz gülün goncasısın, ey kanını şerbet niyetine canıma kattığım, sen yine merhamettesin, iyiliktesin çünkü sen şefaat peygamberisin.
ben ki seni düşünüyorum, sen Hendek kazmaktasın, zor gelmiyor sana açlık, yorgunluk çünkü Allah yolundasın, Alemlerin Rabbi durur mu? Bırakır mı yalnız seni..? “Ben dünyayı senin için yarattım..” demedi mi..?
ben ki seni düşünüyorum, sen Hudeybiye barışındasın, şimdi sana yüzümüz yok, ey Müslüman niye kardeşine karşısın…? bilirim sen seversin Peygamberini adına salavat yakışan, unutma ki seni ateşten odur kurtaracak olan….!!!
 Yokluğu ölümden, ölüm ötesinden beter Sevgili! Sevgilim! Sevgilimiz! Güllerin Efendisi! Âlemlerin Sevgilisi! Aşkımız yalnız Sanadır.Seni anmaktan olsun dillerimiz lâl, Seni göremeyen gözlerimiz âmâ, Sana dokunamamış ellerimiz çolak, Sensiz eksik hep bir yanımız.Günahlarımıza perde ol Yâ Muhammed!.Salât Sana, Selâm Sana, âşığız yalnız Sana...
Alma Tenden Canımı
Alma tenden canımı
Aman Allah'ım aman
Görmeden cananımı
Aman Allah'ım aman
Aşıkım Muhammed'e
Ol Resüli emcede
Koyma bizi firkate
Aman Allah'ım aman
Bir kez yüzün göreyim
Payine yüz süreyim
Canım anda vereyim
Aman Allah'ım aman
Zareyleme işimi,
Zehreyleme aşımı
Dökme kanlı yaşımı
Aman Allah'ım aman
Ah Efendim
Özleminle kavruldum ah Efendim! Gül kokunu unuttum ah Efendim! Hayalinle avundum ah Efendim! Sünnetine tutunsam ah Efendim! Sinemde bir sızı ah Efendim! Vicdanım tasalı ah Efendim! Letaif yaralı ah Efendim! Mücrimim tasmalı ah Efendim! Alemlere rahmetsin ah Efendim! Bizlere rehbersin ah Efendim! Ellerde cevhersin ah Efendim! Ümitler şefaatin ah Efendim! Kul Muammer gurbette etraf bataklık, Aklına güvendi akıl tek paralık, Kalp yaralı, irade fersiz, işi safsatalık, Nur sinene başım koymaya gelsem.
Muammer Bilgiç
Ey Gül Ey Gül, ey Gonca-i Nûr, meftun yaprak, hâr sana. Sensin gönüller Mâhı, bu yaz, bu bahar Sana!Mûcize saltanatın taşları ayna yapar, Her ırmak ve her deniz, her leyl-ü nehar Sana!... Senin Zâti Akdesin âlemlere rahmettir, Cibrîl vefalı yoldaş, Yüce Allah Yâr Sana!... Bu nice iştiyaktır, ey en güzel Sevgili? Asırlardır koşuyor, genç ve ihtiyar Sana!... Nazarın kalbe şifâ, sözün hikmet incisi, Hangi dertli kavuşsa, olur bahtiyar sana! Misk kervanı kapında karar kılmıştır Senin, Nebîlerin diliyle, hep övgüler var Sana!... Ay, güneş, zühre, ülker, nûruna pervanedir. Âlemde olmak ister, âşıklar civar Sana!... Senin yolun hep açık, gidişin Allah'adır, Dağlar ateş kesilse olamaz duvar Sana! Güzelliğin âlemde misli bulunmaz inci, Ey Gül, hasret çekmede Cennet, o bulvar Sana! Dedin ki: "Şükreden kul olmak istemem mi ben?" Rabbin ihsan buyurdu: Hurma, üzüm, nar Sana! Her mûcizen parmakla gösterilmede Senin, Çağlatmak öyle kolay, çöllerde pınar Sana! Hicranın bir kütüğü dertle bîkarar etti, Hep özlem duymadadır, selvi ve çınar Sana! Cennetin çiçekleri Senin kokunu taşır, Benzemeye çalışır, beyazlıkta kar Sana! Güneş güzel yüzünden parlaklık aldı ey Gül, Acep hayran olmadan, hangi göz bakar Sana? Aşkının esiridir, ne çöl, ne de dağ tanır; Bu sevdalı gönüller, su gibi akar Sana! Varlık bahçesi Senin nurundan yaratıldı, Hep medyun, hep minnettar, her can, her nigâr Sana! Tebessümün ayların; zührenin sevincidir, Nice hasret çekmede, bu bülbül-i zâr Sana! Güllerin efendisi olmak kolay değildir, Gıpta etmede ey Gül, binlerce gül-zâr Sana! Yusuf, Senin dalında çiy tanesidir sanki, Dîvâne kesilir göz etse, bir nazar Sana! Fazlının eteğine akıllar erişemez, Eli kalem tutanlar övgüler yazar Sana! Hâk-i pâyine sürsem bir kerecik yüzümü, Bende olan sermaye; hasret, intizâr Sana! Malûm: GÜL Muhammed remzidir. Sallallahu Aleyhi ve Sellem.
Gül'ü Anlatmak
Anlatsam seni, ifâdeler yetersiz kalır. Düşünmesem seni duygu çemberim daralır.
Hissettiğimi anlatsam kelime kelime, İnci gibi dizilir duygularım dilime.
Suya hasretle, sararması gibi yaprağın, Çatlak dudakla susaması gibi toprağın,
Damlanın toprakla kucaklaştığı zamanda, Seni, duygularımla hissederim o anda
Tüm hislerin son sınırı olan göz yaşında, Duygu bulutu oldun sen, muhtaçlar başında.
Seher vakti gülün, o muhteşem kokusunda, Seni yaşarım o katmer katmer dokusunda.
Seslerin, kulağa gelen aks-i sadâsında, Bülbüle sen ölçü oldun, güzel nidasında.
Hep izini sürdüm çölde, gezindim bölgende, Gülizârını buldum, serinledim gölgende.
İsteyene mor menekşe, lâle, sümbül derin, Bana ise, kırmızı, beyaz, pembe gül verin.
(Güllerin Efendisine...)

|